Dünya giderek daha fazla ısınıyor. Araştırmalara göre giderek artan sera gazı emisyonlarının devam etmesi halinde 2100 yılına kadar küresel sıcaklığın 3.5°C artacağı ön görülmektedir. Bu durum eko sistemde ve yaşam koşullarında yıkıcı etkilere sebep olacaktır. Afetler, savaşlar ve göçler kaçınılmaz olacaktır. Şimdi harekete geçme ve sera gazı tüketimini azaltma zamanıdır.

Binalarımız, ülkemizde üretilen ve ithal edilen toplam enerji miktarının %40’ını tüketmektedir. Bu tüketimin de %80’i binanın ısıtma ve soğutulması için harcanmaktadır. Binalarımızın çatı, temel, dış cephe, pencerelerinde ısı yalıtımı olmadığı için binalarımızda ciddi enerjik kaynağı (petrol, doğal gaz, kömür) tüketmekteyiz. Evlerimizde, içinde yaşadığımız ortamı ısıtmak için, kömür, doğalgaz gibi fosil yakıtları kullanıyoruz, bu yakıtların yanması sonucunda, havaya büyük miktarda karbondioksit (CO2) ve kükürtdioksit (SO2) gibi atık gaz salınmaktadır. Bu atık gazlar dünya sıcaklığının artmasına, iklim değişikliklerine, neden olmaktadır. Binalarımızda ısı yalıtımı yaptırıldığı takdirde, daha az enerji tüketimi yapılacağından dolayı, dışarıya atılan atık gaz miktarında azalma görülecektir, dolayısıyla hava kirliliği de azalacaktır. Dolayısıyla ısı yalıtımı yaptırarak hem ekonomik olarak tasarruf sağlayacağız, hem de binalarımızdan kaynaklı havanın ve çevrenin kirlenmesinin önüne geçmiş olacağız.

Sera Etkisine ve İklim Korumasına Karşı Isı Yalıtımı

Şimdi, enerji tüketimini olabildiğince azaltma zamanı! Özellikle pasif ev statüsünde yenilenen ve mantolama yapılan eski binalarda dış cephe, temel duvarları ve çatılarda ısı yalıtımı yaptırarak %90’dan fazla enerji tasarrufu sağlamak mümkün.